Hoşgeldiniz

DOĞUŞTAN KALÇA ÇIKIĞI

DOĞUŞTAN KALÇA ÇIKIĞI (GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ)

Prof. Dr. Cemil YILDIZ
GATA Ortopedi ve Travmatoloji AD. Öğr.Ü.

 
Yıllardır edindiğim tecrübelerim ışığında ailelerin en çok merak ettiği sorulardan seçtim ve hazırladığım yanıtlar ile sizleri bilgilendirmek istiyorum.
 
  • Kalça çıkığı tek tip bir hastalık değildir!
 
  • Doğuştan Kalça Çıkığı erken dönemde tedavisi nisbeten kolay, tanısı nisbeten zor, geç dönemde tanısı kolay tedavisi nisbeten zor bir hastalıktır!
 
  • Doğumdan sonra mümkün olan en kısa zamanda muayene yapılmalıdır.
 
  • Doğuştan Kalça Çıkığı tedavi edilebilir bir hastalıktır!
 
  • DKÇ tedavisi tecrübe ve titizlik gerektirir!
 
 
SORU: Kalça çıkığı ne demektir?
 
Kalça eklemi başlıca iki kemikten oluşmaktır. Çukur olan bir kemik (asetebulum) ve bunun içine giren yuvarlak bir kısım (femur başı). İşte bu ilişkinin normal olması gereken şeklinden bozulduğu durumlarda bebeklerde kalça çıkığı oluşmaktadır.
 
SORU: Kalça çıkığı doğuştan mıdır? Sonradan da oluşabilir mi?
 
Eskiden bebeklerdeki kalça çıkığının yalızca doğuştan olduğu düşünülmekte idi. Bu yüzden de hastalığa ‘Doğuştan Kalça Çıkığı (DKÇ)’ denilmekteydi. Ancak artık bu hastalığın yalnızca doğumdan itibaren olmadığı, bebeğin büyümesi ve gelişmesiyle birlikte değişiklik gösterdiği veya ilerlediği kabul edilmektedir. Bundan dolayı günümüzde ‘Doğuştan Kalça Çıkığı’ terimi, hastalığın çok faktörlü gelişimini anlatmak için ‘Gelişimsel Kalça Displazi (GKD)’ terimiyle değiştirilmiştir.
 
SORU: Kalça çıkığı hangi sıklıklı görülmektedir?
 
Bölgemizde kalça çıkığı Amerika’dan daha fazla görülmektedir. Her 100 yeni doğandan 1’inde yukarıda saydığımız tiplerden biri veya değişik derecede kalça instabilitesi görülmektedir. Her 1000 doğumdan yaklaşık olarak 1-2 ‘sinde kalça çıkığı görülmektedir. Ancak ailesinde kalça çıkığı hikayesi varsa görülme sıklığ daha fazla artmaktadır. Yine kız bebeklerde, erkeklere göre 4-5 kat daha fazla görülmektedir. Makadi doğum yapanlarda görülme sıklığı %20 oranında artmaktadır. Ayrıca geleneksel olarak kundaklama alışkanlığı olan bazı kırsal bölgelerde daha sık görülmektedir. Günümüzde doğum indüksiyon yöntemleriyle daha sık olarak karşılaştığımız ikiz veya çoklu gebeliklerde de daha sık olarak kalça çıkığı görülmektedir.
 
SORU: Hangi durumlarda Kalça çıkığı açısından daha uyanık olmalıyız?
 
  • İlk gebekik
  • Çoğul Gebelik
  • Multigravida (3 ten fazla doğum yapanlar)
  • Kız Çocuk
  • Zor Doğum
  • Makadi Geliş
  • Oligohidramnios
  • Ailede DKÇ görüldüyse
  • Kundaklama
  • Eşlik eden ayak ve digger anomaliler varsa
 
SORU: Bebeklerdeki kalça çıkığının sebebi nedir? Nasıl oluşur?
 
Kesin olarak bir nedeni henüz bilinmemekle birlikte bir çok faktörün yol açtığı kabul edilmektedir. Genetik ve etnik faktörler, anne karnında iken oluşan mekanik problemler, fizyolojik ve doğum sonrası faktörler kalça çıkığına yol açmaktadır.
 
SORU: Kalça çıkığının değişik tipleri var mıdır?
 
Kalça çıkığı değişik tiplerde ve bazen diğer hastalıklar (sendromlarla) birlikte karşımıza çıkmaktadır;
1. Teratojenik tip (Örn. Artrogripotik veya Larsen sendromu olan bebeklerde görülmektedir.)
2. Tipik tip (En sık görülen şeklidir)
 
SORU: Kalça çıkığının değişik şekilleri var mıdır?
 
DKÇ değişik derecede/şekilde görülebilir;
- Subluksasyon (Yarı çıkık; Kalça tam olarak çıkık değil ancak olması gereken ilişkide bozulmuştur.)
- Çıkarılabilir kalça (Bebeğin kalçası yerindedir. Ancak bazı hareketlerle yerinden çıkabilmektedir.)
- Tam Çıkık kalça (Baş kısım yuvarlak olan asetabulumdan tamamen çıkmıştır.)
 
SORU: Bebeklerde kalça çıkığının tanısı nasıl konulur?
 
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa zamanda muayene yapılmalıdır. Özellikle ilk 2-3 ay içinde bebeğin muayenesi çok önemlidir. Daha sonar muayene kalça çıkığı açısından zor olamaktadır. Ancak bebek muayene edilirken çok dikkatli ve titiz yaklaşılmalı, sakin bir ortamda, bebek ağlamadan ve bu konuda uzman bir hekim tarafından yapılan bir muayene ile çok önemli bilgiler elde edilebilir. Ek olarak özellikle ilk 6 ayda yapılan kalça ultrasonografisi de tanıda ve tedavinin takibinde elimizdeki altın teşhis yöntemlerinden birisidir. Ancak ultrasonografi bu konu ile özellikle ilgilenen bir radyolog ya da ortopedi uzmanı tarafından yapılmalıdır. Çünkü bazen çıkık olmadığı halde kalça çıkığı ya da çıkık olduğu halde normal kalça şeklinde raporlar ilede karşılaşılabilmektedir. Bebeklerde kalça ultrasonografisi özellikle ilk 6 aylık dönemde hem tanıda hem de tedavinin izlenmesinde altın yöntemdir. Ayrıca bebeğin hiçbir radyasyona maruz kalmaması da diğer avantajlı yönlerinden birisidir. Ancak deneyimli bir uzman tarafından yapılması gereklidir.
 
 
SORU: Kalça çıkığından şüphelenmemizi yada uyanık olmamızı gerektiren durumlar (risk faktörleri) nelerdir?
 
Aşağıda belirteceğim risk faktörlerinden biri veya birkaçı mevcut olan bebekler bu konuda uzman biri tarafından mutlaka muayene edilmelidir. - Kız cinsiyet - Ailesinde kalça çıkığı hikayesi olanlar - İlk doğum - Çoğul gebelikler - Makadi geliş - Oligohidramniyoz - Sezaryen - Bazı eşlik eden hastalıklar o Tortikolis (eğri boyun) o Metatarsus adduktus (ayakların içe dönük olması) o Pes calcaneovalgus (ayakların aşırı dışa dönük ve düz taban olması) o Doğuştan diz çıkığı veya dizin geriye dönüklüğü Risk faktörlerinden bir veya özellikle birkaç tanesi bulunduğunda, bebekler mutlaka deneyimli bir uzman tarafından periyodik olarak kontrol edilmelidir.
Ancak yanlış anlaşılmasın risk faktörü olmasada mutlaka muayene titizlikle yapılmalıdır!
 
SORU: Bir ebeveyn olarak bebeğime baktığımda kalça çıkığından şüphelenmem gereken anormallikler nelerdir?
 
Öncelikle yukarıda belirttiğim risk faktörlerinden bir veya özellikle birkaç tanesi bulunduğunda mutlaka uyanık olması gerekmektedir. Bunların yanında bebeğin uyluğundaki pililere (cilt kıvrımlarına) baktığımızda asimetri görüldüğünde (her iki bacaktaki kıvrımlar eşit olmadığında), bir bacağın diğerine göre kısa olduğu durumlarda, her iki bacağı açmaya çalıştığımızda bir tarafın diğerine göre daha az açıldığı durumlarda mutlaka bu konuda uzman bir hekime başvurulmalıdır. Doğuştan kalça çıkığı (Gelişimsel kalça displazisi), erken dönemde tanısı zor, tedavisi kolay, geç dönemde tanısı kolay, tedavisi zor bir hastalıktır. Yürümeye başladığında aksayarak yürüme en önemli belirteçtir.
Kalça çıkığının rutin muayenesinin mutlaka bir hekim tarafından yapılaması gerektiği unutulmamalıdır!
 
SORU: Bebeklerde kalça çıkığının tedavisi var mıdır?
 
Kalça çıkığı tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ancak erken tanı ve erken tedavi başarılı olmanın en önemli belirleyicisidir. Tedavideki hedefimiz mümkün olduğunca erken bir zamanda kalçanın yerine gelmesini ve orada zorlama olmadan durmasını sağlamaktır. Özellikle ilk 6 ayda kalça çıkığını saptarsak, Pavlik bandajı denilen omuz, göğüs ve ayakları tutan bağcıkları olan bir cihazla % 90 oranında başarıyla tedavi edebilmekteyiz. Pavlik bandajı ile 6-8 aydan küçük ve tek taraflı kalça çıkığı tanısı konulan bebeklerde periyodik takip ile hastalık başarıyla tedavi edilebilmektedir. 6-8 aydan büyük çocuklarda ise genel anestezi altında kapalı redüksiyon uygulanır ve başarılı olunursa pelvipedal alçıya alınır. Pavlik bandajı ile tedavi edilemeyen yada geç tanısı konulan bebekler genel anastezi altında redükte edilip daha sonra pelvipedal alçıya alınırlar. Yaşı daha büyük çocuklarda veya yukarıda söylediğimiz yöntemlerle tedavi edilememiş bebekler açık redüksiyon ve hastalığın derecesine ve yaşa göre kemik yapıları ilgilendiren bir çok değişik cerrahi yöntem ile kalça çıkığı tedavi edilebilmektedir.
Yukarıda belirtilen yöntemler için çocuğun yaşı büyük ise veya başarısız olunmaz ise değişik cerrahi yöntemler ile kalça çıkığı veya displazisi tedavi edilmektedir.
 
SORU: Kalça çıkığı tedavi edilmez ise ne olur?
 
Tek taraflı çıkık ise; bacaklarda eşitsizlik, skolyoz (bel eğriliği), diz ağrısı, yürüme bozukluğu, kalçada ağrı, belde ağrı ve bel kemiklerinde erken aşınma ve diz eklemlerinde erken aşınma görülür. Çift taraflı çıkık ise ördekvari yürüyüş ve belde eğrilik (hiperlordoz) meydana gelir, sırt ağrısı ve bel kemiklerinde erken aşınma oluşur ve kalçalarda ağrı görülür.
 
 
NOT: Bu makale yazarın tecrübesinden kaynaklanan kendi görüşlerini ve genel olarak kabul edilen literatürlerden derlediği bilgileri yansıtmaktadır. Bu bilgilerin özel durumlarda yorumlanması ancak uzman kişilerin sorumluluğu altında olmalıdır.
 
* Daha fazla bilgi için; drcemilyildiz.com adresinden iletişim bölümünden randevu bilgilerime ulaşabilirsiniz!

 
Eklenme: 8 yıl 9 ay önce
Güncellenme: 8 yıl 8 ay önce

Eklenmiş herhangi bir yorum bulunmamaktadır.

İlk yorum yapan siz olun!